Konuklarımız, her Boşnak gibi sözüne sadık olduklarını, derneğimize bir çok konuktan önce gelmeleri; beraberlerinde getirdikleri Boşnak Börekleri ve tatlıları ile bugünün çok farklı olacağını gösteriyor.
Kendisi de bir Boşnak olan Muzaffer ÇİLEK'in sohbet toplantısında olduğu gibi, hava koşulları yine çok kötü. Hava muhalefeti, sanki Boşnaklar için. Ancak hemşehrilerimiz, beklenenin aksine, yavaş yavaş sökün etmeye başlıyorlar. Gelenler ile konuklarımız arasında, hasretle kucaklaşmalar; içten yakınlıklar ise, görülmeye değer bir manzara oluşturuyor. Ne de olsa İnegöl'ümüzde hep birlikte büyümüşler. Diğer bir ifadeyle herkes, herkesi tanıyor.

Konuğumuz Cafer PEŞTELİ, simitle başlayan kahvaltıda hemşehrileriyle birlikte
Hemşehrilerimiz, her zamanki gibi İnegölümüzün "Beyaga"nın benzeri simitlerle bir yandan kahvaltılarını ediyorlar; diğer yandan da geçen aydan beri görüşememenin verdiği özlemle yine geçmişlerindeki İnegöl'e dönüyorlar.
Bugünün, diğer kahvaltılardan farklı bir özelliği var. O farklılık da kahvaltı menüsünde konuklarımızın İstanbul'daki hemşehrilere bir ikramı olan Boşnak Böreği...
Konuğumuz Selma PEŞTELİ, simitle başlayan kahvaltıda hazırladığı meşhur BOŞNAK BÖREĞİ'ni
konuklara kendi elleriyle ikram ederken
Meşhur Boşnak Böreği'nin, beraberinde ikram olarak getirilen tatlıların ve diğerlerinin, Boşnak Mutfağı'nın unutulmaması üzerine bir yemek kitabı yazmış olan Selma PEŞTELİ'nin eli-mahsulü olması ise, kahvaltının anlam ve değerini ortaya koymaya yetiyor.
Kendi elleri ile yaptığı börekleri konuklarına tek tek ikram ederken,
Selma PEŞTELİ'nin yüzündeki mutluluk ve gururu farketmemek imkan-
sız. Kendisinden bir poz vermesi istendiğinde, ne kadar mutlu olduğu
ise, gözlerden hiç kaçmıyor.
Kahvaltının sonuna doğru çayların içilmeye başlanması, kahvaltının
tamamlandığını, artık sıranın "Bosna-Hersek'ten İnegöl'e göç hikayele-
ri ve Boşnak Yemek Kültürü" konulu sohbete gelindiğini gösteriyor.
Dernek Başkanı M.Haluk ÖZSARAÇ konuklara ve hemşehrilere ar-
tık sohbet zamanı olduğunu bildirerek sözlerine başlıyor; 9. Dönem Yö-
netim Kurulu olarak neler yaptıklarını; 10. Dönem de tekrar seçilerek
bıraktıkları yerden devam ettiklerini belirtiyor.
Başkan ÖZSARAÇ, Dernek Onursal Başkanı Asaf ÖZER'in katılan
lara bir mesajı olduğunu; mesajın okunması için de dernek Genel Sek-
reteri Mustafa ARCA'ya sözü veriyor.
Mesajın okunmasından sonra sıra, iki bölümden oluşan sohbetin ko
nuklarına ve özgeçmişlerinin okunmasına geliyor. ÖZSARAÇ, özgeçmiş
lerin okunması görevini, PEŞTELİ kardeşler gibi bir Burhaniye Mahallesi
çocuğu ve bir Boşnak olan önceki dönem Genel Sekreteri Rauf KAVUK-
ÇU'ya veriyor.
Rauf KAVUKÇU da geçen ayın konuğu ve bir Boşnak olan Muzaffer
ÇİLEK'ten ve başarısının altında yatan nedenlerden kısaca söz ettikten
sonra, sohbetin "Bosna-Hersek'ten Göç Hikayeleri" bölümünü sunacak olan Cafer PEŞTELİ'nin özgeçmişini hazır bulunanlara okuyor.
Artık söz, Cafer PEŞTELİ'nin.
Cafer PEŞTELİ, kendilerine bu fırsatı verenlere ve katılanlara teşekkür ederek sözlerine başlıyor. Osmanlı arşivlerinde bulunmuş 9 Ekim 1895 tarihli bir belgede, İnegöl'e yerleştirilmiş muhacırların ihtiyaçlarının tespit edilmesinden bahsedildiğini; ihtiyaçları tespitle görevlendirilenlerin o zamanki Belediye Meclisi üyeleri olduğu, bunlar arasında Bosnalı Mehmet Bey, Ömer Bey, Ali Efendi, Muhsin Ağa, Hasan Hüsni Efendi ile annesinin dedesi Ömer Ağa'nın da bulunduğu; ve o zamanki kayıtlara göre İnegöl'de 143 hane olmak üzere 508 Bosnalı muhacırın olduğundan bahsediyor.
Göçlerin başlangıcının 93 (1877-78) Osmanlı Rus Harbi akabinde Bosna'nın Osmanlı'nın elinden çıkmasıyla başladığını, uzun süre devam ettiğini, orada malı-mülkü olan ya da olmayanların Osmanlı topraklarına geldiğini; mütevazi bir hayatı seçtiklerini ve çok mutlu olduklarını ifade ediyor.
PEŞTELİ'nin belirttiğine göre; cami etrafında toplanmış iki katlı, bahçeli, kireç badanalı evler, zevkli avlular, avlunun olmazsa olmazı üzüm çardakları, her evin penceresini süsleyen kırmızı küpeli çiçekler Boşnakların hayat tarzının ifadesi. İnegöl merkezde Süleymaniye, Burhaniye, Kemalpaşa ve Mesudiye mahalleleri ile Esenköy, Tuzla Köyü, Lütfiye Köyü ve Kazancı Köyü Boşnakların toplandığı mahaller...
Cafer PEŞTELİ, İstanbul'daki hemşehrilerine Bosna'dan İnegöl'e olmuş göç hikayelerini
kendine has üslubuyla anlatırken
Boşnakların bulundukları veya geldikleri topraklarda gösterdikleri uyumla, dürüstlükle, çalışkanlıkla hemen dikkati çektiklerini ifade eden Cafer PEŞTELİ, Boşnakların her dönemde devletlerine daima sadık kaldıklarını; diğer deyişle, devlete bağlılıklarıyla tanınan Boşnakların Osmanlı'ya sadrazamlar, devlet adamları, paşalar kazandırdığını; Anadolu'ya göçtükten sonra da Yemen Çöllerinde, Çanakkale ve İstiklal harblerinde binlerce şehit verdiklerini; her Boşnak ailesinde mutlaka bir şehidin bulunduğunu; İnegölümüzün Yunan'dan kurtuluşu için kurulmuş Kuvayi Milliye Teşkilatında da Boşnakların bulunduğunu; bunlardan birinin de Hacı Hürriyet (BALAKUŞ) olduğunu; bunların bu vatana büyük hizmetleri dokunduğunu vurguluyor.
Cumhuriyet ile birlikte İnegöl'ümüzde Burhaniye mahallesinde doğmuş-büyümüş, Dündar İlkokulundan yetişmiş ve ülkemize hizmet eden bir çok Boşnak kökenli devlet adamı ve paşadan bahseden Cafer PEŞTELİ, bunların TBMM ilk dönem milletvekili Mostarlı Ahmet LAKŞE; Rauf ERTAŞ Paşa, Cemal TEZGÖRÜCÜ Paşa, Saffet URAL Paşa olduklarını ifade ediyor.
Boşnakların İnegöl'deki ilk şirketleşmenin de öncüleri olduğunu vurgulayan PEŞTELİ, Karabel ormanlarının kesim hakkını elde etmiş bulunan ilk kereste fabrikası ve şirketinin ortaklarının Mostarlı Ahmet Bey (LAKŞE) ve kardeşi Şakir Bey (LAKŞE), dedeleri Mostarlı Cafer Ağa (PEŞTELİ) ve Gradiçko'lu Bihçoviç Hacı İbrahim Efendi (BOSNALI) olduklarını; diğer ortakların ise, Laz İsmail Efendi (BİLGİLİ) ve Arnavut Tevfik Ağa (PEKER)'den oluştuğunu vurguluyor.
Bunlara ilaveten ilçemizde bir çok mesleğin ilkleri olan Marangoz-mobilyacı Mostarlı Mehmet Bey (GÜRYILDIZ); Manifaturacı olan Sarajevo'lu Maçkoviç Hacı Nezir (DÜRÜST) ve Sarajevo'lu Bayramagiç Abdurrahman Efendi (ÇELEBİ); Bakırcı olan Hacı Muharrem ÇİLEK; Keresteci-sandalyeci Sarajevo'lu Potogîç Mahmut Usta (KUR) ve Kledan'lı Salih SOYUAK; Aşçılıkta, aşçı Fehim Ağa (ÇAĞLAR), aşçı Kadir (aynı zamanda sünnetçi); İnegöl'ümüze bir çok usta yetiştiren Sarajevo'lu Tornacı Abdurrahman Usta (KAVUKÇU) ve Kledan'lı Kemalettin Usta (TURAN); Tavukçulukta (başlarda bisikletçilik ve şöförlük yapan) Kledan'lı Hikmet YELKEN gibi bir sürü meslek erbabının hep Boşnak olduğunu ifade ediyor.
Ayrıca, adını rahmetle anmadan geçemeyeceği birinin de Burhaniye Camii'sinde ömrünün sonuna kadar imamlık ve müezzinlik yapmış; ilaveten de caminin tamiratında emek sarfetmiş bulunan İnşaat Ustası Hacı İmam Hüseyin Efendi (SUSEVER)'in hep birer Boşnak olduğunu ekliyor.
Bugün Boşnakların İnegöl'de önemli yerler işgal ettiğine değinen Cafer PEŞTELİ, İNEGÖL BOSNA-HERSEK TÜRKLERİ DAYANIŞMA ve YARDIMLAŞMA DERNEĞİ şeklinde örgütlendiklerini, artık gelenekselleşmiş olan ve her yılın Temmuz'un ilk pazarında PİTA ŞENLİKLERİ düzenlediklerini; bu şenliklere ülkenin her yerinden gelen başta Milletvekillerimiz, Bosna Büyük Elçi ve Konsolosları, işadamları olmak üzere 10.000'lerce insanın bu etkinliğe katıldığını, pita yediklerini ve hoşça vakit geçirdiklerini açıklıyor.
Bugün ülkemizdeki Boşnakların gayri resmi sayısının 6 milyon civarında olduğu; İnegöl'ümüzde köyler ile birlikte 17.000 civarında Boşnak bulunduğuna dikkat çeken Cafer PEŞTELİ, sözlerinin sonuna geldiğini ve yine bir Boşnak olan Yavuz BUBİK'in "İKİ BİNBAŞI" kitabından alıntı yaptığı acıklı bir göç hikayesi ile sözlerini bitirmek istediğini söylüyor.
Bu hikaye, Anadoluya göç etmeye çalışan CABİ ailesi ve iki oğluyla ilgili. Oğullardan biri sevgilisi nedeniyle Türkiye'ye gelmek istemiyor, saklanıyor ve Türkiye'ye gelmiyor. Türkiye'ye gelen aileden ana oğluna hasret; baba ise, çok kırgın ve kızgın.
Yıllar sonra Rauf isimli bu aile ferdi, Kurmay Binbaşı ve o zamanki Yugoslavya Cumhurbaşkanı Mareşal Jozef TİTO'nun baş yaveri oluyor. TİTO'nun Türkiye'yi ziyareti esnasında yapılan askeri törende Yugoslav Ordusu adına Kurmay Binbaşı Rauf CABİ; Türkiye adına muhatabı ise, (kaderin bir cilvesi olarak halasının oğlu) Hava Kurmay Binbaşı Saffet URAL...Yıllar sonra da olsa ana-oğul-kardeş hasret gideriyor. Boşnak inadı tutan ve oğlunu hiç affetmemiş olan baba ise, bu törene hiç gelmiyor.
Baba, oğluna kırgın ölüyor. Annesi ise, oğluna hasret olarak ölüyor. Ve bugün Kavaklaraltında yatıyorlar. Rauf CABİ ise, Bosna İç Savaşı'ndan sonra tek ayaklı olarak Türkiye'ye yıllar sonra geliyor. Ölümüne yakın vasiyeti ise, Bosna'da sevgilisi Hatice'sinin (Tico'sunun) yanına defnedilmek. Şu anda Bosna'da yatıyor. Askeri törendeki muhatabı halasının oğlu Saffet URAL paşa da; CABİ'nin annesi, babası gibi Kavaklaraltı'nda...
İşte bu acıklı bir göç hikayesi ile sözlerini tamamlayan Cafer PEŞTELİ, herkese kendisini dinleme lütfunda bulundukları için teşekkür ediyor... Tabii ki hemşehrilerinin yoğun alkışları arasında...
* * *
Sıra artık ikinci bölüm olan "Boşnak Yemekleri ve Kültürü" konusuna; yani Selma PEŞTELİ'ye geliyor. Önceki dönem Genel Sekreteri Rauf KAVUKÇU, Selma PEŞTELİ'nin kısa özgeçmişini hemşehrilerimize okuyor ve kendisini konuşmasını yapmak üzere davet ediyor.
Artık söz Selma PEŞTELİ'nin.
Hemşehrilerine teşekkür ederek sözlerine başlayan Selma PEŞTELİ, Boşnaklar için yemek kültürünün çok önemli olduğunu; birlikte toplu yemek yemenin Boşnakların önemli bir aktivitesi olduğunu, bunun göstergesi olarak da "teferiç" denen pikniklerin Boşnakların vazgeçilmezi olduğundan bahsediyor.
Teferiç denen bu pikniklerde, herkesin ekonomik gücüne göre kiminin kuzu çevirdiğini (peçenye); kiminin ise, kendi açtıkları börekleri yediğini; akordeon çalanların, ip atlayanların olduğunu ve bu sosyal aktivitenin Boşnakların sıkça yaptığı ve çok zevk aldıklarıni bir aktivite olduğundan bahsediyor.
Bosna'nın o güzelim dağları, çayırları, akarsuları çevrelerinde gerçekleştirlen ülkemizde de devam eden bu geleneğin ağırlıklı menüsünü et yemekleri, patates yemekleri ve böreklerin oluşturduğunu ifade eden Selma PEŞTELİ, kullanılan malzemenin ise, lahana, ıspanak, soğan, kabak vs olduğunu; yağ olarak tereyağı, susam yağı ve kuyruk yağı kullandıklarını söylüyor. Zeytinyağı ile Türkiye'de tanışıldığını ifade eden Selma PEŞTELİ, en önemli yemeğin PİTA denen patatesli-kıymalı börek olduğunu; burada en önemli özelliğin yufkaların açılabildiği kadar ince açılması olduğunu belirtiyor.
Bu börek yapımının, Boşnaklar için çok önemli olduğunu; aileler alacağı gelinlerde börek yapma becerisine önem verdiklerini ve buna çok dikkate ettiklerini ve bunla ilgili bir çok hikayenin günümüze kadar geldiğine dikkat çekiyor
Boşnak yemek kültüründe yemeğe çorba ile başlandığını, sonra piryan (etli-pilav) ardından en az iki çeşit börek yer aldığını anlatan Selma PEŞTELİ, bunların yanında patates kızartması yada pürenin; mevsimine göre de salatalar ya da turşuların bulunduğunu; etli sebze yemeğini ise, tatlıların takip ettiğini aktarıyor.
Ramazan iftar sofralarının görkeminin bambaşka olduğunu belirten Selma PEŞTELİ, bayramlarda ince yufkalı ve bol cevizli baklavaların, "rujisa"ların (gül tatlısı); uzak yola gidenler için hazırlanan yollukların farklı bir özelliği olduğunu ayrıca vurguluyor.
Selma PEŞTELİ, İstanbul'daki hemşehrilerine Boşnak Yemek Kültürü'nün imceliklerini anlatırken
Boşnakların diğer olmazsa olmazının, Türk kahvesi olduğunu da vurgulayan Selma PEŞTELİ, kahvenin çiğ alınıp, kavrulduğunu, sonra değirmende çekildiğini ve sonra da pişirilerek ikram edildiğini belirtiyor. Bunun Boşnaklar için çok önemli bir seramoni olduğunu, bundan da epey keyif aldıklarının da altını ayrıca çiziyor.
Kendisinin bir yemek uzmanı olmadığını belirten Selma PEŞTELİ, evlenip İstanbul'a yerleştiğinde yemek yapmaktan zevk aldığını, bilmediği tarifleri başta annesinden ve yakın Boşnak çevresinden edindiğini, bunları biriktirdiğini ve elinde geniş bir Boşnak Yemekleri külliyatı biriktiğini belirtiyor. Hatta Cağaloğlu'ndaki İnkilap Kitabevi'nden Ekrem Muhittin YEĞEN'in yemek kitabını geçmişte satın alan Selma PEŞTELİ, günün birinde kendi yemek kitabının da bu yayınevinden çıkacağının hiç ama hiç aklına gelmediği konusunu da itiraf etmekten kaçınmıyor.
Boşnak yemeklerinin unutulmaması ve gelecekteki kuşaklara ulaşması için bir görev üstlendiğini belirten Selma PEŞTELİ, 2006 yılndan beri Boşnakça deyimleri, şarkıları, sosyal yaşamı araştırmaya başladığını, bir zamanlar yaşanmış kültürün izlerini sürdüğünü ve eski kuşakların son temsilcileriyle görüşmeler yaparak bir sözlü tarih çalışması başlattığını belirtiyor.
Son olarak Selma PEŞTELİ: "Göçmenlik, yüreğinin yarısını, geldiğin yerde bırakmaktır. Hiçbir zaman, hiçbir yere ait olamama; her an geride kalanın hayaliyle, geldiğin yeri kıyaslama; farklılıklara açık olma, ortama uyum sağlama becerisini gösterebilmektir" cümlesini takiben "Hepiniz sevgiyle ülkenizde kalın" diyerek sözlerini tamamlıyor.
Kendisini dinleyen İstanbul'daki İnegöllüler de konuğumuz Selma PEŞTELİ'ye layık olduğu alkışlarla teşekkür ediyorlar...
* * *
Dernek Başkanı M.Haluk ÖZSARAÇ, konuklarımıza geleneksel olarak bir şükran plaketi sunacaklarını, bu sefer aramızda bulunan Onursal Başkanımız Asaf ÖZER'in bu plaketleri vermesinin daha da önem kazanacağını söyleyerek Onursal Başkan Asaf ÖZER'i ve PEŞTELİ Kardeşler Cafer ve Selma PEŞTELİ'yi kürsüye davet ediyor.
Asaf ÖZER de kısa bir teşekkür konuşması yaparak Cafer PEŞTELİ'ye ve Selma PEŞTELİ'ye şükran plaketlerini takdim ediyor.
Onursal Başkanımız Asaf ÖZER, PEŞTELİ Kardeşlere günün anısına Şükran Plaketlerini sunarken
Kanıuklarımız Cafer PEŞTELİ ve Selma PEŞTELİ kardeşler, Onursal Başkanımız Asaf ÖZER
ve Dönem Başkanımız M.Haluk ÖZSARAÇ ile birlikte
Hemşehrilerinin bu ilgisinin, bu ev sahipliğinin, bu atmosferin kendilerini çok duygulandırdığını belirten PEŞTELİ kardeşler, kendilerine verilen bu şükran plaketlerini evlerinin en değerli köşesinde
sergileyeceklerine söz veriyorlar; kendilerinin de bu günün anısına bir plaket ve bir Bosna-Hersek Cumhuriyeti Bayrağı sunmak istediklerini belirttiyorlar.
Derneğimizin Şükran Plaketlerini almış bulunan konuklarımız, günün anısına derneğimize bir Teşekkür
Plaketi ile Bosnak Hersek Cumhuriyeti bayrağını Başkanımız M.Haluk ÖZSARAÇ'a sunarlarken
Dernek Başkanı M.Haluk ÖZSARAÇ'a takdim edilen bu hediyeler, başkan tarafından dernek adına teşekkür edilerek kabul ediliyor.
* * *
Artık sıra hatıra fotoğraflarının çekimine geliyor. Konuklarımızla birlikte yaşamış, büyümüş olan İstanbuldaki hemşehrilerimiz, bir hatıra fotorafı çektirebilmek için adeta yarışıyorlar.
Bu ayki SİMİTLİ PAZAR KAHVALTI SOHBETİ'nin konukları Cafer ve Selma PEŞTELİ, hemşehrileriyle...

Konuklarımız Yönetim Kurulu üyelerimizle (Soldan sağa: Enver AŞIR, Gülşen ATAMAN, M.Haluk ÖZSARAÇ,
Selma PEŞTELİ, Rauf KAVUKÇU, Cafer PEŞTELİ, Mustafa ARCA, Salih KARABULUT ve İbrahim KOCABAŞ)
Hatıra fotoğraflarından sonra da derin sohbetlerin devam ettiğinin görülmesi, İstanbul'daki İnegöl'lülerin konuklarımızı bırakmaya hiç niyetleri olmadığını gösteriyor. Özellikle uzun zamandan sonra derneğimize gelen Nuri ŞEKERCİLER'in konuklarımızla kapıda ayaküstü sohbeti ise, görülmeye değer bir manzara oluşturuyor.
Veda vakti gelip çattığında, Nuri ŞEKERCİLER ağabeyimiz herkesle vadalaşan konuklarımızı,
ve özellikle de Cafer PEŞTELİ'yi lafa tutup kendisini bir türlü bırakmak istemezken
Konuklarımıza bir türlü doyamayanlardan bir kısmı ise, konuklarımızı kapıya kadar uğurlamaktan da kendilerini alamıyorlar.
Konuklarımızı bir türlü bırakmak istemeyen hemşehrilerimizden bir görüntü
Sn. Cafer PEŞTELİ ve Sn. Selma PEŞTELİ hemşehrilerimiz, dostlarımız
Bizleri ihya ettiniz, teşekkürlerimizle diyoruz....
CAFER PEŞTELİ
ÖZGEÇMİŞİ:
1949 İnegöl doğumlu olup; ilk, orta ve lise tahsilini İnegöl’de tamamlamış bulunan Cafer PEŞTELİ, askerlik görevini ifa ettikten sonra bir süre ticaret ile uğraştı. Aile geleneği olarak asli işi tarıma tekrar yönelen PEŞTELİ, ilçemizdeki “Çiftçi ve Tarım komisyonları”na çeşitli dönemlerde başkanlık yapmış; modern tarım yöntemlerini kendi arazilerinde uygulayan ender girişimcilerimizden biridir.
Bosna’da yaşanan insanlık dramına kendisi gibi seyirci kalamayan bir grup arkadaşıyla 15 Temmuz 1994’te ilçemizde kurulan İNEGÖL BOSNA-HERSEK TÜRKLERİ KÜLTÜR ve DAYANIŞMA DERNEĞİ’nin kurucularındandır. Savaş süresince her türlü platformda aktiv görevler ifa etmiş olan PEŞTELİ; savaş sonrası dönemde de Boşnak kültürünün tanıtımı, yaşatılması konularında takdire şayan çabalarda bulunmuştur.
Her yıl Temmuz ayının ilk haftasında gerçekleştirilen, daha sonra PİTA ŞENLİKLERİ adını alarak gelenekselleşmiş olan etkinliği, ilk kez kendi başkanlık döneminde başlatan PEŞTELİ, bu girişiminden ötürü, ülkemiz Bosna-Hersek Fahri Başkonsolosu Kemal BAYSAK tarafından hem şahsı ve hem de derneği adına ödüle layık görülmüştür.
2001 yılında başlattığı girişimle İnegöl’deki derneklerin, birer sivil toplum örgütü olarak DERNEKLER BİRLİĞİ adı altında toplanmasına öncülük eden PEŞTELİ, İnegöl’ün sorunlarına çözümler geliştirilmesindeki ortak inisiyatifin mimarlarındandır. Kurulmuş sivil toplum komisyonlarında “derelerin ıslah çalışmaları”, “yetişen nesle yeni okul alanlarının yaratılması”, “özürlüler için okul kurulması” gibi bir çok konuda katkıları olan PEŞTELİ, teröre karşı yapılmış çeşitli girişimlerin de öncülerindendir. Bunun örnekleri: “Teröre Lanet Yürüyüş ve Mitingi” ile ilçemizdeki Şehitler Hatıra Ormanı’dır.
Mevcut girişimlerine ilaveten çevrecilik ve çevre bilinci konusundaki girişimleriyle de tanıdığımız Cafer PEŞTELİ, bu duyarlılığı ve çabalarından ötürü, Haziran 2009’da İnegöl Belediyesi’nce Çevre Ödülü’ne layık görülmüştür.
Gerek sivil toplum hareketlerindeki öncülüğü, gerekse Boşnak Kültürü’nün tanıtımı ve geliştirilmesindeki katkıları nedeniyle 1 Aralık 2007’de Türkiye Bosna-Hersek Kültür Dernekleri Federasyonu’nca şahsı ve derneği adına Onur Ödülü’ne layık görülen Cafer PEŞTELİ, ilçemizdeki kurucusu olduğu derneğin de Onursal Başkanı’dır.
İlçemizdeki Sivil Toplum Hareketi öncülerinden olan PEŞTELİ, evli ve iki çocuk babasıdır.
SELMA PEŞTELİ
ÖZGEÇMİŞİ:
1956 İnegöl doğumlu olup; ilk, orta ve lise tahsilini İnegöl’de tamamlamış bulunan Selma PEŞTELİ, İnegöl’de başlayıp 1974'teki evlilik ile İstanbul’a yerleşme ve İ.S.K.İ'de devam eden memuriyet hayatı sonucu tekrar doğduğu yerlere 1979'da geri dönmüş bir yazar, bir Sivil Toplum Hareketi öncüsüdür.
İçinde bulunduğu topluma yararlı olmayı kendine şiar edinmiş olan Selma PEŞTELİ, 1987 yılında Türkiye Yardım Sevenler Derneği-İnegöl Şubesi'nin kurulmasında; altı yıl da yönetim kurulu üyeliğinde bulunmuştur.
Bu süreci takiben “söz uçar, yazı kalır” temel fikri ile daha fazla kişiye ulaşmayı amaçlayan Selma PEŞTELİ, ilk eseri olan “Boşnak Yemekleri” kitabını, İnegöl-Dostlar Ofset katkısıyla 2001 yılında çıkarmıştır.
Selma PEŞTELİ’nin ilk eseri “Boşnak Yemekleri” kitabına ilişkin yorumu ise şöyledir:
“Ben aslında yemek konusunda uzman değilim. Ama on sekiz yaşımdan beri yemek yapıyorum. Yemek
yapmayı kitaplardan, Boşnak yemeklerini ise, annemden öğrendim. Bilindiği üzere, Boşnaklar için yemek
kültürü çok önemlidir. Boşnaklar, büyük davetler düzenlemekten; özellikle piknik yapmaktan çok
hoşlanırlar. Yapılan bu pikniklere, kendi deyimlerinde “teferiç” denir. Teferiç de çeşit çeşit yemekler
hazırlanır. Büyük davetler olmasa da, Boşnaklar için ailenin bir arada yemek yemesi çok önemlidir.
Bulduğum yemek tariflerini önce kendim denedim. Diğer bildiğimiz, yaptığımız yemeklerin ise, ölçüleri
yoktu. Onları da ölçülü hale getirdim. Yemeklerden bir kısmının unutulmaması ve devam ettirilebilmesi için
bu kitabı yazmaya karar verdim”
Söz konusu eser, genişletilmiş ve zenginleştirilmiş şekliyle İnkilap Kitabevi tarafından 2006 yılında çıkarılmış, geniş kitlelere ulaşması sağlanmıştır. "Boşnak Yemekleri" kitabının ikinci baskısı, 2008'de yapılmıştır.
Selma PEŞTELİ'nin bu süreçte "Uştipak'tan Sevdalinka'ya Boşnaklar (Adana-2007)" adlı kitapta bir yazısı; Yemek ve Kültür Dergisi (Sayı:15, 2009'da) "Çitli Maden Suyu" konulu bir yazısı ve kendisiyle yapılmış bir söyleşisi mevcuttur.
Yazarlık kimliğine ilaveten ilçemiz Sivil Toplum Hareketi içinde birçok girişimi ile tanınan Selma PEŞTELİ, 2004-2006 yılları arasında Atatürkçü Düşünce Derneği-İnegöl Şubesi yönetim kurulu üyeliğinde; İnegöl Kent Müzesi kuruluş çalışmalarında bulunma gibi belli girişimlerin önemli ismidir.
Yakın zamanda yayın hayatına girecek olan, ressam Gabi KOPP'un "Anadolu Yöresel Yemekleri" projesi içinde bir bölüm şeklinde Selma PEŞTELİ'nin yemekleri ve özgeçmişi yer alacaktır.
İlçemizdeki Boşnakların tarihine, kültürüne ışık tutmak amacıyla, geçmişe ilişkin anıları ileride yazılı hale getirmek üzere 2006'dan beri sözlü tarih çalışmalarını sürdüren Selma PEŞTELİ, ilçemiz Sivil Toplum Hareketi’nin aktif üyelerindendir.
İlçemiz Sivil Toplum Hareketi öncüsü olan yazarımız, bir çocuk annesidir.
(13 ARALIK 2009 Pazar / Maltepe-İSTANBUL)
-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------