İnegöl Rehberi

İnegöl’de Gezilecek Yerler: Oylat’tan Tarihi Çarşıya Görülmesi Gereken Noktalar

Bursa’nın öne çıkan ilçelerinden İnegöl; termal kaynakları, mağaraları ve Osmanlı döneminden kalan
yapılarıyla kısa bir gezi planında bile dolu dolu keşif imkânı sunar. Bu rehberde, İnegöl’de mutlaka görülmesi
önerilen başlıca yerleri derli toplu şekilde bulacaksın.

Oylat Bölgesi: Termal ve Doğanın Buluştuğu Yer

Oylat Kaplıcaları

İnegöl turizminin temel taşını Oylat Kaplıcaları oluşturur. Oylat Kaplıcaları’na,
Bursa–Eskişehir karayolu üzerinde Domaniç sapağından girilerek ulaşılır ve
bölge İnegöl merkeze yaklaşık 27 km uzaklıktadır.

Kaplıca, Uludağ’ın kar suları ve çevredeki doğal kaynaklardan beslenir.
Suların radyoaktif sıcak sular grubuna dahil olduğu; sıcaklığının ise 40,5°C seviyesine
ulaşabildiği belirtilir.

Yöresel anlatımlarda bu suların romatizma, idrar yolları gibi çeşitli rahatsızlıklara iyi geldiği ifade edilir.
(Not: Sağlıkla ilgili konularda kesin tanı/tedavi için mutlaka sağlık profesyoneline danışılmalıdır.)

Oylat’ın girişinde, halk arasında “Sivri Kaya” olarak bilinen oluşum da görülmeye değer noktalardandır.
Eski bir fay hattı olduğu ifade edilir.

Oylat Mağarası

İlçede yapılan çalışmalarda irili ufaklı 56 mağara bulunduğu, bunlardan 12’sinin
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından değerli bulunarak tescil edildiği belirtilir.
Bazı mağaralarda eski dönemlere ait yaşam izlerine rastlandığı da aktarılır.

İlçe turizminin bir diğer önemli parçası, Oylat Kaplıcaları’nın yaklaşık 2 km altında bulunan
Oylat Mağarasıdır (Bursa Mağarası olarak da bilinir).
Mağara, 665 metre uzunluğu ile Türkiye’nin 3. büyük mağarası olarak anılır.

İçeride sarkıt, dikit, sütun, duvar ve perde damlataşları gibi oluşumlar dikkat çeker.
“Bursa Mağarası” adı ise halk arasında mağaranın Bursa’ya giden gizli bir yol olduğuna dair inanıştan gelir.

İnegöl Merkez: Tarih ve Kültür Durakları

İshakpaşa Külliyesi

İnegöl’ün merkezinde, çarşı içinde yer alan İshakpaşa Külliyesi; cami, medrese ve türbeden oluşur.
Mimari özellikleri bakımından Bursa üslubu izlerini taşıdığı ve
15. yüzyıl Osmanlı-Türk mimarisinin günümüze kadar gelen önemli örnekleri arasında yer aldığı belirtilir.

Cuma Camii (Beyazıt Han Camii)

İshakpaşa Medresesi ile bitişik konumda bulunan caminin,
1398–1402 yılları arasında Yıldırım Beyazıt tarafından yaptırıldığı ifade edilir.

Kurşunlu Kasabası Hançerli Fatma Sultan Camii

Yıldırım Beyazıt’ın oğlu Çelebi Mehmet’in kızı Hançerli Fatma Sultan tarafından
15. yüzyılın sonlarında yaptırıldığı; 1960 yılında kapsamlı bir onarım gördüğü belirtilir.

Karacabey Kervansarayı (Ortaköy Kervansarayı)

II. Murat ve Fatih döneminin seçkin devlet adamlarından biri olan Karacabey (Rumeli Beylerbeyi),
İnegöl’e yaklaşık 5 km mesafede bulunan Ortaköy Kervansarayını,
padişahın tımar olarak verdiği arazi üzerinde 1454 yılında yaptırmıştır.

Caferpaşa Kervansarayı (Beylik Hanı)

Günümüzde Beylik Hanı olarak bilinen yapının eski adı Caferpaşa Kervansarayıdır.
Yapının 1721 yılında Caferpaşa tarafından yaptırıldığı ifade edilir.

Bedesten (Belediye Çarşısı)

Halk arasında Kapalı Çarşı olarak bilinen bedestenin,
II. Abdülhamit döneminde Belediye Reisi Sadıkzade Süleyman Ağa tarafından
1887–1888 yıllarında yaptırıldığı belirtilir.

Tarihi Türk Evleri

İlçede bulunan tarihi Türk evlerinin çoğunlukla 19. yüzyıla ait olduğu, bazı örneklerin ise
18. yüzyıla kadar uzandığı aktarılır. Günümüze kadar bu evlerden yaklaşık
250’sinin ayakta kalabildiği ifade edilir.

Kültürel Değerler: İnegöl’ü İnegöl Yapan İmzalar

İnegöl Mehteri

İnegöl Mehteri, Türkiye’nin ilk sivil mehteri olma özelliğine sahiptir.
Mehter takımının 1959 yılında dönemin Belediye Başkanı Kemal Özkan tarafından
belediye bünyesinde kurulduğu; daha sonra Belediye Başkanı Ahmet Akyollunun girişimleriyle
üyeleri belediye personelinden oluşan ekibin dernek statüsüne dönüştürüldüğü belirtilir.

İnegöl Köftesi

İnegöl Köftesi, Bulgaristan göçmeni olan Besler ailesine dayandırılır.
Filibe’nin Pazarcık ilçesinde köftecilik yapan ve “Köfteciler” diye anılan ailenin oğlu
İbrahim Besler, İnegöl’e göç ettikten sonra aile mesleğini burada da sürdürmüştür.
Ustalar aracılığıyla ilçede yaygınlaşan köfte, zamanla İnegöl Köftesi adıyla anılmaya başlamıştır.

İnegöl Ticaret ve Sanayi Odası’nın girişimleriyle Türk Patent Enstitüsünden patent alınması sayesinde,
İnegöl köftesinin tescilli bir marka olduğu ve Resmi Gazete’de yer aldığı ifade edilir.

Köfteye lezzetini veren unsurun, İnegöl ve çevresinde yetişen dana, kuzu ve koyun
etlerinin özel oranlarla karıştırılması olduğu belirtilir.